Şimdi yükleniyor

Trump’ın Gazze Açıklamaları : Amerika’nın Filistin Hakkındaki Planı Ne ?

Trump’ın Gazze Açıklamaları : Amerika’nın Filistin Hakkındaki Planı Ne ?

1947’den beri  süre gelen Filistin – İsrail Savaşı Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları öncülüğündeki “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle Filistinli direniş grupları 7 Ekim 2023’te İsrail’e karşı “Aksa Tufanı Operasyonu”nu başlattı.

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısının 46 bin 537’ye, yaralı sayısının da 109 bin 571’e yükseldiği kaydedildi.

Artık bir insanlık suçu haline gelen Filistin soykırımı, 19 Ocak Pazar günü itibariyle başlayan Hamas ile İsrail arasındaki ateşkes anlaşmasıyla sona ermişti. Ateşkes ve esir takası anlaşması 19 Ocak’ta yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900’ün üzerinde Filistinli serbest bırakılacaktı. ABD Başkanı Donald Trump’ın 4 Şubat’ta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı basın toplantısına kadar.

Trump 4 Şubat’ta ne söyledi?

4 Şubat’ta ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başkanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray’da ortak basın toplantısında bulundu.

Gazze’nin on yıllardır bir “ölüm ve yıkım sembolü” olduğunu ve bugün “bir yıkım sahasına” benzediğini söyleyen Trump, Gazzelilerin şu an başka bir alternatifleri olmadığı için orada kaldığını öne sürdü: “İyi, yeni, güzel bir toprak parçası almalılar ve bazı kişiler de onun inşası, güzel ve yerleşilebilir olması için para vermeli.

“Başka bir yere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Daha güzel bir yere insanları kalıcı olarak yerleştirebiliriz.”

 ‘Gerekirse Gazze’ye asker göndereceğiz’

Trump Gazze Şeridi’nin kontrolünü ABD’nin devralacağını ve patlamamış bombaları kaldırıp bölgeyi yeniden inşa edebileceğini de ekledi:

 “ABD Gazze Şeridi’ni devralacak ve çalışacak. (Gazze’yi) sahipleneceğiz, patlamamış bombaları ve silahları imha edeceğiz, mekanı dümdüz edip enkazlardan kurtulacağız.”

Gazzelilerin geri dönmesine izin vermenin büyük bir hata olacağını savunan Trump, “Bunu büyük bir gayrimenkul sitesi olarak düşünün ve ABD ona sahip olacak ve yavaş yavaş, çok yavaş bir şekilde.” şeklinde ifadeler kullandı.

 Gazze’nin moloz yığınları ve bombalarla dolu yıkılmış bir bölge olduğunu ve güvenli bir yer de olmadığını anlatan Trump, “İnsanların geri dönmesini nasıl sağlayabilirsiniz? Gazze’ye geri dönün diyorsunuz. Gazze ölmelerinin garantisi olacaktır. Bunu yapmanın en iyi yolu, dışarı çıkıp güneş ışığı alan güzel açık alanlarda güzel binalar inşa etmektir. (O zaman) Gazze’ye geri dönmek istemeyecekler.” değerlendirmesini yaptı.

 Yaklaşık 2 milyon kişi yaşamakta olduğu Gazze’den kaç kişinin başka bir yere yerleştirilmesi gerektiği sorusuna ise “tamamı” diye yanıt verdi. Trump, ABD Gazze’yi yeniden inşa ettikten sonra orada kimin yaşayacağı sorusuna da “Orada yaşayanlar. Dünyanın insanları” diye yanıt verdi. Muhabirin “Buna Filistinliler de dahil mi” sorusunu ise “Şirin olmak istemiyorum. Ukala olmak istemiyorum. Ama burası Orta Doğu’nun Riviera’sı olabilir” dedi.

75e6bec2-e6b5-4098-ae05-204d1d77ef3f-1-1024x576 Trump’ın Gazze Açıklamaları : Amerika’nın Filistin Hakkındaki Planı Ne ?

 Trump basın toplantısını sonlandırırken Ürdün ve Mısır liderlerinin Filistinlilere toprak vereceğini öne sürdü. Gazzelilerin güvende olabilecekleri genel bir bölgede kalmaktan daha çok mutlu olacağını savunan Trump, “Yani göreceğiz. Mısır’ın, Ürdün’ün ve diğer ülkelerin yardım edeceğini umuyoruz. Suudi Arabistan ve diğerleri gibi bazılarının buna biraz para harcayabileceğini umuyoruz. Muazzam miktarda paraları var. İnsanları rahat ve güvende kılmak için biraz para harcayacaklar.” diye konuştu. Fakat bu iki ülkenin lideri de daha önce pek çok kere Filistinlileri kabul etmeyeceklerini açıklamıştı.

Trump’ın Gazze planı, İsrail’in izolasyonunu artırabilir

Hem Netanyahu hem de aşırı sağcı koalisyon ortaklarının coşkuyla karşıladığı Trump’ın Gazze planının hayata geçirilmesi oldukça zor gözüküyor. Hamas’ın bu planı kesin dille reddetmesi ve direniş göstereceğini açıklaması hesaba katıldığında planın çatışmaları yeniden başlatması oldukça muhtemeldir. Suriye’den askerlerini çekme hazırlığı içinde olan ABD’nin askerlerini Gazze’de sahaya sürmesi, hem kendi dış politika vizyonu hem de iç siyasetteki olası baskılar da göz önüne alındığında pek mümkün görünmüyor. Ayrıca, İsrail’in 16 aylık kötü askeri performansı hesaba katıldığında tek başına askeri yollara başvurarak Hamas’ı bastırması ve Gazzeli Filistinlileri sürmesi olası değildir. Ateşkesle derin nefes alan İsrail kamuoyunun çatışmaların yeniden başlatılmasına onay vermesi de epey zor olacaktır.

Ayrıca, bölge ülkelerinin Gazze planına verdikleri sert tepki ve kendilerine üreteceği yüksek maliyet göz önüne alındığında İsrail’in Gazze’yi ilhak amacını başarıyla sonuçlandırmasına sessiz kalmaları beklenemez. Bölge ülkeleri bu defa İsrail’e karşı daha kararlı ve somut şekilde tepki göstererek ülkenin bölgedeki izolasyonunu artıracak adımlar atabilir. Trump’ın tek taraflı ve zora başvuran hamleleriyle üzerlerindeki baskılar hat safhaya ulaşan Batılı ülkeler başta olmak üzere iki devletli çözümü savunan uluslararası toplumun çatışmaların başlatılmasına sert tepki gösterecekleri, askeri ve ekonomik yaptırımlar uygulamak ve Filistin devletini tanımak gibi karşı hamlelerle İsrail için işleri daha da zorlaştıracakları ihtimal dahilindedir.

Diğer taraftan Trump’ın açıklamalarından sonra Netanyahu hükümetinin çatışmaları başlatamaması durumunda Smotrich gibi aşırı unsurların istifa ederek koalisyon hükümetinin dağılmasına yol açması işten bile değildir. Yine, Trump’ın “bölgeye barış getiren siyasetçi” olarak tarihe geçme hedefinin İsrail dışındaki aktörlere baskı yoluyla sağlanamaması durumunda, Trump’ın okları İsrail’e çevirerek taviz vermeye zorlaması da ihtimal dahilindedir. Sonuç olarak Gazze planının büyük riskler taşıdığı açıktır ve İsrail’e fayda sağlamaktan ziyade zararlar vermesi çok daha olasıdır. ​​​​​​​

Gazze Şeridi’ni “uluslararası” bir yer haline getirme planı

Trump, Gazze’nin yeniden inşa edilmesinden sonra orasıyla ilgili ne hayal ettiği yönündeki soruya yanıt verirken, Gazze Şeridi’nin dünyanın farklı yerlerinden insanların yaşadığı “uluslararası” bir yer olmasını hayal ettiğini söyledi.

ABD Başkanı, “Bence orayı uluslararası, inanılmaz bir yer haline getireceksiniz. Gazze Şeridi’ndeki potansiyel inanılmaz. Orada tüm dünyadan temsilciler olacak ve orada yaşayacaklar. Tabii Filistinliler de orada yaşayacak. Tarihten ders almak zorundasınız. Tarihin tekerrür etmeye devam etmesine izin veremeyiz. Olağanüstü olabilecek bir şey yapmak için elimizde bir fırsat var.” şeklinde konuştu.

Hamas: Ortadoğu’daki yangına benzin dökmek

 Hamas öneriyi “en sert ifadelerle” kınayan bir açıklama yayımladı ve bunun ” Ortadoğu’daki yangına benzin dökmek ” olduğunu söyledi.

 Hamas yöneticisi Izzat al-Rishq, “Gazze’deki halkımız 15 ay süren bombardımana rağmen yerinden edilme planlarını boşa çıkardı. Yurtlarından koparılma planlarını kabul etmeyeceklerdir” dedi.

Hamas, Filistin halkının buna izin vermeyeceğini duyurdu

“Trump’ın açıklamaları Filistin halkına ve onların davasına düşmancadır ve bölgede istikrara hizmet etmiş olmayacaktır ve ‘ateşe benzin dökmek’ anlamında olacaktır. Bizler, dünyadaki hiçbir devletin topraklarımızı işgal etmesine ve başkenti Kudüs olan Filistin devletini kurmak için kandan nehirleri akıtan yüce halkımız üzerinde vesayet kurmasına izin vermeyeceğimizi vurguluyoruz.” ifadelerine yer verildi. Amerikan yönetimine ve Trump’a Filistin halkının doğal topraklarındaki hakları ve uluslararası hukukla çelişen sorumsuz bu açıklamalarından vazgeçmesi çağrısında bulunan Hamas; Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletlere, “Trump’ın açıklamalarının ardından acilen bir araya gelerek Filistin halkını ulusal haklarını, kendi kaderini tayin hakkını ve başkenti Kudüs olan Filistin devletinin kurulmasını sağlayan güçlü ve tarihi bir tavır almaları”nı istedi.

256aa6e4-f80e-4d2c-a9df-984e654305c8-1 Trump’ın Gazze Açıklamaları : Amerika’nın Filistin Hakkındaki Planı Ne ?

İsrail Başbakanı Netanyahu ABD’de “Gazze’deki işi bitirmeleri” gerektiğini savundu

Trump’a “Sen İsrail’in Beyaz Saray’da sahip olduğu en büyük dostusun.” diyerek övgüde bulunan Netanyahu, Trump’ın ilk başkanlık döneminde, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması, ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve İsrail’in Golan Tepelerini ilhakını savunmasını hatırlattı.

Netanyahu, Trump’ın İsrail-Hamas arasındaki son ateşkese etkisine, göreve geldikten hemen sonra Filistinlilere insani yardım sağlayan Birleşmiş Milletler kuruluşlarından ABD desteğini çekmesine değinerek, “Bayanlar ve baylar, bunların hepsi sadece iki haftada oldu. Dört yıl sonra nerede olacağımızı hayal edebiliyor musunuz? Ben edebiliyorum.” diye konuştu.

Toplantıda İncil’in, “İsrail halkının aslanlar gibi yükseleceğini” yazdığını belirten Netanyahu, “Ve biz bugün yükseldik, Yahuda Aslanı’nın kükremesi Orta Doğu’da yüksek sesle duyuluyor. İsrail hiç bu kadar güçlü olmamıştı.” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, İsrail’in Gazze’de üç hedefi olduğunu savunarak, bunların “Hamas’ın askeri ve yönetim yeteneklerini yok etmek, tüm rehinelerin serbest bırakılmasını ve Gazze’nin bir daha asla İsrail için bir tehdit oluşturmamasını sağlamak” olduğunu öne sürdü. Netanyahu, “Sayın Başkan, görüştüğümüz gibi geleceğimizi güvence altına almak ve bölgemize barışı getirmek için Gazze’deki işi bitirmeliyiz.” dedi.

Netanyahu, ateşkeste Trump’ın daha etkili olduğunu söyledi

Öte yandan Gazze’deki ateşkesle ilgili değerlendirmeler yapan İsrail Başbakanı Netanyahu, ateşkeste Joe Biden’ın mı yoksa Donald Trump’ın mı daha etkili olduğu yönündeki soruya, “Başkan Trump” diye yanıt verdi.

Trump’ın Gazze planına kim nasıl tepki verdi?

 Trump’ın Gazze planı, uluslararası toplumda şok etkisi yarattı. Bölge ülkeleri, Avrupalı devletler ve Çin açık şekilde buna karşı çıktı. Bu planın bölgede çatışmaları ve istikrarsızlığı tırmandıracağı, uluslararası hukuk ve teamülleri açıkça ihlal ettiği değerlendirilmeleri yapıldı. Bu hamle İsrail’de bile marjinal bulundu ve gerçekçi olmaktan uzak olduğu yorumları yapıldı. 

Filistin lideri Mahmud Abbas, Gazze’den Filistinlileri çıkarmaya dönük herhangi bir plana karşı çıktı ve Trump’ın sözlerini “uluslararası yasaların ihlali” olarak tanımladı.

Abbas, “On yıllardır mücadelesini verdiğimiz halkımızın haklarının herhangi bir şekilde ihlaline izin vermeyeceğiz” dedi

TBMM Başkanı Kurtulmuş : “Olmayacak Duaya ‘Amin’ Demeyin”

Gazze’nin boşaltılması ve Filistinlilerin yerlerinden edilmesine ilişkin soruya, “Bu kabul edilemez bir konu.” diyen Fidan, bölge ülkelerinin de aynı reaksiyonu gösterdiğini belirtti.

ef2d7efe-634b-4798-93a2-984c60fbd632 Trump’ın Gazze Açıklamaları : Amerika’nın Filistin Hakkındaki Planı Ne ?

Fidan, Filistin meselesinin, Filistinlilerin ait olduğu topraklardan sürgün edilip, yerine İsraillilerin getirilmesiyle başladığını hatırlatarak, “Bu bir noktaya geldi, 1967’deki sınırlara dayalı, iki devletli çözümde uluslararası toplum, başta İslam dünyası olmak üzere bir konsensüs gösterdi. Birkaç tane ülkede, İsrail’i tamamıyle tanımama konusunda bir eğilimi var ama genel trend, 67 sınırlarına dayalı, başkenti doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulması, egemenliği tamamıyla mümkün olan bir devletin kurulmasıyla bu sorunun büyük oranda çözüleceğine yönelik.” diye konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Trump’a şöyle seslendi: ”Olmayacak duaya ‘Amin’ demeyin diyerek ABD’nin yeni başkanını uyarıyor ve bu yanlış tutumdan acilen dönmesinin dünya barışı için de Ortadoğu barışı için de önemli olduğunu ifade etmek istiyorum.”

43ebf1c4-e47b-4c4a-8343-45c0bb3ce846-1 Trump’ın Gazze Açıklamaları : Amerika’nın Filistin Hakkındaki Planı Ne ?

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’dan Sert Tepki

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze ile ilgili planına yönelik sert eleştirilerde bulundu. CNN International’a verdiği röportajda Macron, Trump’ın Gazze’yi devralma ve Filistinlilerin Gazze’den çıkarılması planını reddettiğini belirterek, çözümün gayrimenkul değil, siyasi bir süreçle sağlanması gerektiğini vurguladı.

Macron, açıklamasında, “Gazze boş bir arazi değil, 2 milyon insanın yaşadığı topraklar. Bu insanlara, ‘Buradan gideceksiniz’ diyemezsiniz. Bu, kabul edilemez bir yaklaşım. Doğru çözüm, gayrimenkul operasyonu değil, siyasi operasyondur” ifadelerini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı, Ortadoğu’daki sorunların ancak diyalog ve diplomasi yoluyla çözülebileceğini belirterek, uluslararası toplumun daha sorumlu bir tutum sergilemesi gerektiğini dile getirdi.

Gazze’nin yeniden inşasına yönelik etkili bir çözümün, Filistinlilere veya bölgedeki diğer ülkelere karşı saygısızlık yapılabileceği anlamına gelmediğini belirten Macron, kendi topraklarında kalmak isteyen Filistinlilere ve komşuları Ürdün ile Mısır’a saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

İsrail’in Gazze’ye saldırılarına tepki

Macron ayrıca, “İsrail Başbakanı Netanyahu ile aynı fikirde olmadığımı her zaman dile getirdim. Bir kez daha söylüyorum, bazen sivilleri de hedef alan böyle büyük bir operasyonun doğru olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Filistin’in BM Daimi Temsilcisi’nden Trump’ın Gazze halkını yerinden etmeye yönelik sözlerine tepki

Filistin’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’daki durumun ele alındığı kapalı acil oturumun ardından basına açıklama yaptı.

Trump’ın daha önce de benzer sözler sarf ettiğini, Mısır ile Ürdün’ün bunlara açık ve net bir şekilde cevap verdiğini anımsatan Mansur, aynı zamanda Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Filistin’in ortak bir açıklama yaparak Filistinlilerin yerinden edilmesini reddettiğini bildirdi.

“Gazze halkının İsrail’deki ilk evlerine dönmelerine izin versinler”

Mansur, “Gazze bizim ülkemizin bir parçası, evimiz. Gazze halkını ‘daha mutlu ve güzel bir yere’ göndermek isteyenler, İsrail’deki ilk evlerine dönmelerine izin versin. Buralar güzel yerler ve halkımız severek buralara dönecektir. O zamana kadar Gazze bizim evimizdir.” vurgusunda bulundu.

Ateşkes anlaşmasının ardından iki gün içinde 400 bin Filistinlinin yürüyerek yıkılmış evlerine döndüğüne dikkati çeken Mansur, Filistin halkının seçim ve kararlarına saygı duyulması gerektiğinin altını çizdi.

Mansur, Filistin halkının Gazze’deki yıkımı temizlemek, okullarını, hastanelerini ve yollarını yeniden inşa etmek istediğini, tüm liderler ve insanların buna saygı duyması gerektiğini dile getirdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Trump’ın Washington’daki ikili görüşmesinden beklentilerine ilişkin ise Mansur, Gazze’deki ateşkesin tüm aşamalarının uygulanması ve Batı Şeria’daki saldırıların durdurulması gerektiğini kaydetti.

Mansur, BMGK’nin de bu çerçevede görevini yerine getirmesi gerektiğini, şiddetin durdurulması için 1 ülke hariç diğer BMGK üyelerinin ortak açıklamaya onay verdiğini aktardı.

“BMGK’nin kapısını çalmaya devam edeceğiz.” diyen Mansur, Gazze’deki korkunç yıkımın Batı Şeria’da tekrarlanmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Filistinli siyasilerden Trump’ın “ABD’nin Gazze’yi devralacağı” açıklamasına tepki

Hamas Siyasi Büro Üyesi İzzet er-Rişk, yaptığı yazılı açıklamada, Gazze’nin herhangi bir tarafın keyfi olarak yönetebileceği bir alan olmadığını, aksine işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘Gazze’yi kontrol etme’ yönündeki açıklamalarının, Filistin ve bölge hakkında ‘derin bir cehalet ve kafa karışıklığını’ yansıttığını ifade eden Rişk, Filistin halkının haklarını temel almayan yaklaşımların kabul edilemez olduğunu, adil bir çözümün, “emlak tüccarı zihniyetiyle ve güç ile tahakküm mantığıyla değil, işgalin sona erdirilmesiyle” mümkün olabileceğini kaydetti.

“Trump’ın açıklamaları, ABD’nin işgalci İsrail rejimiyle tam bir uyum içinde olduğunu ve Filistin halkına yönelik saldırıları desteklediğini bir kez daha gösteriyor.” değerlendirmesinde bulunan Rişk, Filistin halkının ve etkin güçlerinin, bölgesel ve uluslararası destekçileriyle birlikte, her türlü zorla yerinden etme ve sürgünü dayatma girişimine karşı kararlılıkla durmaya devam edeceği ve bu planları boşa çıkaracağı ifade etti.

“Yeni bir Nekbe olur”

Filistin Ulusal Girişim Hareketi Genel Sekreteri Mustafa el-Bergusi de yaptığı açıklamada, Trump’ın açıklamalarına tepki göstererek, tüm Filistin halkının ABD Başkanı Trump’ın Gazze halkını sürgün etme çağrılarını reddettiğini kaydetti.

Bergusi, “İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun soykırım savaşıyla başaramadığı şeyi, ABD yönetimi siyasi baskılarla başaramayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Trump’ın açıklamalarını, 1948’de binlerce Filistinlinin zorunlu göçe tabi tutularak vatansız kalmalarına neden olan “Nekbe”‘ye benzeterek, “uluslararası hukuka göre savaş suçu sayılan bir etnik temizlik çağrısı” ve “Filistin halkı için yeni bir Nekbe” olarak nitelendiren Bergusi, tüm ülkeleri, özellikle de Arap ve İslam ülkelerini, bu tehlikeli planları kesin bir şekilde reddettiklerini ilan etmeye çağırdı.

Suudi Arabistan: ‘Filistin devleti olmadan İsrail ile ilişki kurmayacağız’

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yayınlayarak, Filistinlileri anavatanlarından uzaklaştırmaya yönelik her türlü girişimi reddettiğini ve Filistin devleti olmadan İsrail ile ilişki kurmayacağını belirtti.

“Suudi Arabistan, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması için aralıksız çabalarını sürdürecek ve bu olmadan İsrail ile diplomatik ilişkiler kurmayacaktır,” denilen açıklamada, bunun “müzakere edilemez” olduğu da belirtildi.

Bu arada Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü çarşamba günü düzenlediği basın toplantısında, Pekin’in Filistinlilerin Gazze Şeridi’nden “zorla nakledilmesine” karşı olduğunu söyledi ve “Filistinlilerin Filistin üzerindeki egemenliğinin Gazze’nin savaş sonrası yönetiminin temel ilkesi olduğunu her zaman savunduğunu” sözlerine ekledi.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, hükümetinin Orta Doğu’da “hem İsraillilerin hem de Filistinlilerin barış ve güvenlik içinde yaşayabileceği” iki devletli bir çözümü desteklemeye devam ettiğini “Avustralya’nın pozisyonu geçen yıl olduğu gibi bu sabah da aynıdır” sözleriyle de belirtti.

  Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi (UNHRC) Trump’ın Gazze planına atıfta bulunarak, işgal altındaki topraklarda insanların zorla nakledilmesi veya sınır dışı edilmesinin uluslararası hukuku ihlal edeceğini açıkladı.

  Avrupa Birliği ise sessiz kalarak iki devletli çözüme desteğini yinelemekle ve Gazze’nin gelecekteki Filistin devletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu teyit etmekle yetindi.

Son söz

 İnsanlık suçu olarak nitelendirilen Filistin Soykırımı’na dur demek ve Gazze’ye sahip çıkmak din, dil, ırk davası değil insanlık gereğidir. Bir savaşı bitirmek o bölgedeki insanları ilhak etmek değildir.

Kısacası ABD Başkanı Donald Trump, Gazze’deki siyasi, ekonomik vb. birçok alandaki potansiyelini fark etmiş ve başka gerekçelendirmelerle Filistin halkının ana yurdundan koparılmasına göz yumup mülteci olarak yaşam sürdürmelerine, davalarından kopmalarına izin verecek hatta destekleyecek kadar insanlıktan mahrum olduğu Gazze’yi bir gayrimenkul sitesi olarak ifade ederek belli etmiştir. Bu isteği uluslararası kamuoyunda şok etkisi içerisinde karşılanmış ve kınanmıştır. Öyleki kendi halkı bile verdikleri vergilerin İsrail’e harcanmasından rahatsız olduklarını belli etmiş ve Trump kendi halkından bile destek alamamıştır. Birçok askeri uzman ve siyasetçi bu planın ‘gerçekçi’ olamayacak kadar ‘hayali’ olduğunu vurgulamıştır. Lakin Trump günlerdir Gazze planının gerçekleşeceğinden bahsedip durmaktadır. Geleceği ve olacakları bilemeyiz. Ama bir gerçek vardır ki o da Gazze halkının 100 yıldır verdiği mücadele küçümsenecek veya göz ardı edilip yok sayılacak bir güç değildir. Adaletin ve barışın sağlandığı bir dünya dileğiyle…

Zehra Buğlem Fındıkçı

Share this content:

Yorum gönder