Şimdi yükleniyor

İklim Krizi Çalışması’nda Neler Oldu?

İklim Krizi Çalışması’nda Neler Oldu?

11-15 Kasım tarihleri arasında okulumuzun 11-A sınıfından Eren Kaçar ile Tarık Bera Tombak, Tübitak 4004-A Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları kapsamında desteklenen “Kutuplardan İznik Gölü’ne İklim Krizi Çalışması”na katıldı. Peki bu çalışmanın amacı neydi, öğrenciler neler deneyimledi, çalışma amacına başarılı bir şekilde ulaştı mı? Öğrenciler kasım ara tatilinde beş gün boyunca süren bu etkinlikle ilgili YafLife’a konuştular ve neler yapıldığını anlattılar. 

“Yaptığımız bu aktiviteyi eğlenceli bir şekilde geçirdik ve bundan size de bahsedeceğiz, böylece bunun hakkında size de bir duyuru yapmış olacağız. Projemizin yükümlülüklerinden biri de bu yapacağımız bilgilendirme çünkü,” diye başlıyor Eren Kaçar. 

Aslında öğrencilerin orada bulunmasının temel sebebi bilgilendirilmekti, bu bilgilendirme sonucunda öğrencilerin ne kadar farkındalık kazanacağını ölçmek istediler, diyerek etkinliğin amacına dikkat çekiyorlar.

WhatsApp-Image-2024-12-13-at-18.41.31-3-1024x819 İklim Krizi Çalışması’nda Neler Oldu?

“İlk gün ilk olarak bir tanışma etkinliği yapıldı. Orada bizden birbirimizle hiç konuşmadan diğerlerinin ismini sadece el hareketleri kullanarak tahmin edip isimlerimize göre alfabetik bir sıraya dizilmemizi istediler. Göründüğünden çok daha zordu,” diye devam ediyor.

“Sonrasında bize iklim değişikliğiyle ilgili ilk testi yaptılar. Biz de o soruları o anki bilgimize göre cevapladık.”

“Her etkinlik arası yarımşar saat çay molası veriliyordu. O yüzden gün boyu çay içtik, hatta çay biraz fazla gelmiş olabilir,” diye gülerek ekliyor. 

“Ardından bize ilk defa bir bilgilendirme yaptılar. İklim değişikliğinin nasıl olduğu, hangi gazlar sebebiyle olduğu ve ozon tabakasının nasıl incelendiğine dair çok çarpıcı sorular sordular.”

“Ayrıca bizi her gün her etkinlikte farklı gruplara ayırdılar. O yüzden aynı kişilerle sürekli çalışamadığımız için farklı insanlarla takım olarak çalışabilmemizi ve sosyalleşmemizi sağlamaya çalıştılar,” diyor Tarık.

Bu çalışmaya Marmara bölgesindeki her şehirden beşer kişi olmak üzere 15 erkek 15 kız olmak üzere toplamda 30 kişi katılmıştı.

“Akşam fotoğraf çekimleri oldu. Yine bizi altı kişilik olmak üzere beş tane gruba ayırdılar. Herkesin başında bir hoca vardı ve tüm İznik’te serbest bir şekilde fotoğraf çekmemizi istediler.”

“Bize on adet görev verdiler. O görevleri gerçekleştirmek için 1,5 saat süremiz vardı. Grup üyeleri ile bir geometrik şekil oluşturmak, sokak hayvanları ile ilgili fotoğraf çekmek, balıkçılık ve gölle ilgili fotoğraf çekmek, çevre kirliliği ile alakalı bir fotoğraf çekmek gibi görevler vardı. Fotoğraflarımızı çektik ve birinci günümüzü tamamladık.”

“Diğer günlerde 7:30’dan başlayan kahvaltıyla birlikte saat 9:00’da asıl etkinlikler başladı. İkinci gün yani salı günü saat 9:00’da Antarktika’da bulunmuş olan Sinan Yirmibeşoğlu geldi ve bize kutuplar hakkında yanlış bilinen gerçekler ve buzullarda neler olduğu, Antarktika’daki penguen türleri hakkında bilgiler verdi.”

Bu konuda ilgilerini çeken gerçekleri de anlatıyorlar. “Çoğumuz penguenleri Antarktika’da yaşayan canlılar olarak bilsek de sadece bir penguen türünün erkek üyeleri yalnız kışın Antarktika’da kalıyormuş. Diğerleri ise Güney Amerika, Avustralya gibi daha sıcak topraklara göç ediyormuş.  Ancak imparator penguenler yumurtalarını sıcak tutmak için Antarktika’da kalarak birbirlerine sarılıyor, birbirlerine sürekli yakın durarak grubun dışarısındakiler içerisindekilerle yer değiştirerek yumurtalarını ve kendilerini korumaya, ısıtmaya çalışıyorlarmış. Çok ilginç geldi bize.”

WhatsApp-Image-2024-12-13-at-18.41.33-768x1024 İklim Krizi Çalışması’nda Neler Oldu?

“Ve öğleden sonra da bize bir etkinlik ödevi verdiler,” diye devam ediyor Eren. “Bize bir katman Strafor köpük verdiler. Onu keserek katmanlar oluşturacaktık ve  üzerine bir tarafı daha yüksek bir tarafı daha alçak olacak şekilde şehrimizi yapacaktık. Bu şehrin yüksek olan vadisine bir buz koyacaktık, o buzlar eriyince şehirdeki sular yükselecekti. Şehrimiz sular altında kalacaktı ve biz de buna bir çözüm bulmaya çalışacaktık.” 

“Ardından İznik TÜBİTAK Proje Araştırma Yöneticisi geldi. Uludağ Üniversitesi’nde profesörlük yapan bir hanımefendi bizlere TÜBİTAK projesinin nasıl yapılacağından bahsetti. Araştırma projelerinin farklı türlerini öğrendik.”

“Akşam yemeğinden sonraki bir saatlik arada İznik’ten gelen bir çinicilik kulübü bize nasıl çini yapabileceğimizi gösterdi,” dedi Tarık.

“Bu şekilde ikinci günümüz de bitti.”

“Üçüncü günün sabahında bize yosunlar ve algler hakkında bilgiler verdiler. Yeni gelen bir hoca daha önce aldığı yosun ürünlerini getirmişti. Suşinin etrafına konulan yosun tarzı şeylerdi.” İsteyenler deneyebiliyordu ama Eren çok kötü koktuğu için denemediğini söyledi. Ancak Tarık denemişti ve tadının ıspanağa benzediğini söyledi.

“Öğleye doğru önceki gün yaptığımız buzulların erime durumlarını kontrol ettik. Bizim takımın başarısız olduğunu suyun kenardan sızarak şehre girdiğini tespit ettik.”

“Sonrasında gelen hocayla beraber göle gittik ve gölden su örneği aldık. Su alglerinin gölde bulunma miktarına göre gölün kirlilik düzeyinin ölçülebileceğini öğrenmiştik. Bu ölçümü yapmak için gölden örnek aldık. Örnekleri mikroskop altında inceledik, bu mikroskop görüntüleri ekte.”

WhatsApp-Image-2024-12-13-at-18.41.31-2-768x1024 İklim Krizi Çalışması’nda Neler Oldu?

“O günün akşamında yapay zekanın ne olduğu, gelecekte nasıl kullanılabileceği hakkında bize bilgiler verildi. Ardından yapay zekayı kullanarak bir hikaye yazmamızı ve yine yapay zekayı kullanarak o hikayeye bir görsel oluşturmamızı istediler.”

“Bir sonraki günün sabahında aslında programımızda spor yapmak vardı ancak yağmur yağdığı için içeride kalıp pankart hazırladık. Üzerinde slogan yazan pankartları alıp tahtaya bağladık ve o şekilde bir yürüyüş yaptık. Bizim sloganımız ‘Senin Ömrün 80 Yıl Diye Dünya’nın Ömrünü de 80’e İndirgeme’ idi.” Bu etkinlikte iki arkadaş ilk defa aynı grupta yer almıştı.

“Öğleden sonra bu pankartlarımızı alıp çöp toplamak için eldivenlerimizi giyerek sahilin oradan yürümeye başladık. Sahilin oradaki çöpleri topladık, aynı zamanda pankartları da elimizde taşıdık.”

“Sonrasında iki farklı müzeyi gezmeye başladık. Öncelikle antik bir tiyatroya gittik sanırsam kolezyum da denilebilir. Ardından daha büyük bir müzeye gittik. Müzede sualtı basiliskası dahil birçok eski eser vardı. Siz de biliyorsunuz İznik tarihi geçmişinin zenginliği ile çok önemli bir kent. Müzenin içinde lahitlerden tutun insan iskeletlerine onlardan tutun eski paralara kadar birçok tarihi eser daha vardı. Biz de yine pankart taşıyarak müzeyi gezdik.”

WhatsApp-Image-2024-12-13-at-18.41.29-1-768x1024 İklim Krizi Çalışması’nda Neler Oldu?

“Sonrasında İznik Atatürk Caddesi’nde insanlarla röportaj yaptık. Her grup dörder soru sordu. Biz de yine aynı gruptaydık. Şansımıza İznik Saadet Partisi İlçe başkanını bulduk ve onunla röportaj yapabildik,” diyorlar bu tesadüfü hatırlayınca gülerek.

Ayrıca ekip perşembe günü bir kanyonu da gezmişti.

“Cuma günü sabahı bize çevre sorunlarıyla ilgili bilgilendirme yaptılar. Birleşmiş Milletler’in 2030’a kadar gerçekleştirilmesi gereken 17 tane koyduğu hedef varmış, onlardan bize rastgele birer tanesini verdiler ardından üçer tane süper güç vererek bu hedefleri gerçekleştirmemizi istediler. Bize sürdürülebilir yaşamın sağlanması gelmişti. Süper güç olarak da sonsuz para, sonsuz yeraltı kaynağı ve kontrol edilebilir bir basın verildi. Gayet kolay bir şekilde etkinliği tamamladık.”

WhatsApp-Image-2024-12-13-at-18.41.31-768x1024 İklim Krizi Çalışması’nda Neler Oldu?

“Yine sabahtan bizi önceki kanyondan daha uzak başka bir kanyona götürdüler. Ağaç dikme etkinliği oldu. Kalyona gittik daha sonra ve orada bayağı uzun süren bir gezi oldu. Kalyondan dönüşte veda yemeği vardı. İznik Kaymakamı, Belediye Başkan Vekili, Jandarma Genel Güvenlik Şefi gibi önemli şahsiyetler de bize katıldı. Onlar da bizlere plaketlerimizi verdiler, bu şekilde dağıldık.”

WhatsApp-Image-2024-12-13-at-18.41.28-1024x768 İklim Krizi Çalışması’nda Neler Oldu?

En sevdikleri noktanın ne olduğu sorulduğunda pankartla yaptıkları yürüyüşte çok eğlendiklerini söylediler.

Yeni insanlarla tanışma ve ara tatili değerlendirme açısından bu etkinliğin dört güne değdiğini belirttiler.

En sevmedikleri nokta sorulduğunda ise bazen bilgilendirme sunumlarının çok sıkıcı olduğunu, bazı şeyleri hocaların çok yavaş anlattığını söylediler.

Share this content:

Yorum gönder