Şimdi yükleniyor

NEO: EVİNİZİN ALAMETİFARİKASI

NEO: EVİNİZİN ALAMETİFARİKASI

Efendim ben robot sevdalısı bir adamım. Özellikle humanoidlere karşı ayrı bir ilgim vardır. Elimden geldiğince de bu alanı takip etmeye çalışırım. Bu ayki yazı konuları dağıtılırken ben yine “Yolculuk” u yazarım diye düşünmekte idim. Derken o beş on başlığın arasında tek bir başlık gözüme ilişti: “NEO: İnsansı Robot” Açık olayım, “Yolculuk” dan sıkılmaya başlamıştım ve yeni türleri denemek istiyordum, karşıma ilgi duyduğum böylesi güzel bir konu çıkınca da “E hadi bakalım…” dedim. 

WhatsApp-Gorsel-2025-11-17-saat-19.05.52_50ae2de5-1024x538 NEO: EVİNİZİN ALAMETİFARİKASI

NE O, NEO MU?

Öncelikle böyle teknik detayları bilimsel bir dille anlatmayı pek sevmesem de yazının devamının anlaşılabilir olması için Neo’dan biraz bahsetmem gerek.

Neo, 1X Technologies tarafından ev işleri için tasarlanmış iki ayaklı bir insansı robottur. Yaklaşık 30 kilo ağırlığa, 1.50 civarında da boya sahiptir. Etrafını gözlemleyerek öğrenebilir ve sizi dinleyerek sorularınızı cevaplayabilir. Ayrıca şarjı bitmeye yakın kendini de şarja takabilir. Kendisi Redwood AI isimli fiziksel hareket tabanlı bir yapay zeka kullanır. Hatalarından ders çıkarır ve kendi kendini eğitir.

1X Technologies, Neo’yu ön siparişe açmış durumda ve fiyatı da öyle çok absürd bir rakam değil: 20.000 ABD Doları yani aşağı yukarı 850.000 Türk lirası. Ayrıca aylık olarak 500 dolardan abonelik sözleşmesi de mevcut. İşin tuhaf tarafı sitesine girip üç farklı renk seçeneğinden birini telefon alır gibi alabiliyor olmanız. 2026 yılında Neo evlere servisle hizmete başlayacak. 

Siz sevgili okurları bu denli boş teknik bilgiye boğduğuma göre sanırım artık başlayabilirim…

WhatsApp-Gorsel-2025-11-17-saat-19.05.52_8e269f5d-1024x575 NEO: EVİNİZİN ALAMETİFARİKASI

NEO NEDEN BU KADAR İLGİ GÖRDÜ?

Sahi geçtiğimiz yıllarda Tesla’dan Nvidia’ya pek çok firma akıl almaz humanoidleri peş peşe çıkardı, hatta Çin hızını alamayıp robot olimpiyatları bile yaptı. Peki bunca inanılmaz humanoid arasında Neo’yu farklı kılan neydi? Elbette ticari amaçlarla ortaya konmuş olmasıydı. Diğer humanoidlerin çoğu deneysel ve üzerine daha fazla çalışılmak için yapılmış robotlar iken 1X, ticari amaçlı bir humanoidi piyasaya sürdü; daha doğrusu 2026’da evlere servisle sürecek.

Bir başka nedense bence dış görünüşü. Humanoidlerin insanlara tekinsizlik hissettirdiğini bilirsiniz, bilmediyseniz de öğrendiniz fakat bu tekinsizlik hissi humanoidler dış görünüş bağlamında insana benzedikçe azalır. Şu zamana dek gördüğümüz humanoidler iç aksamlardan oluşan, dış kaplamaları olsa dahi oldukça endüstriyel; hatta tehditkar duran tiplerdi. Oysa Neo tamamıyla yumuşak polimer kafeslerden oluşan bir dış kaplamaya sahip. Üstüne birde kumaştan bir tulum giydirince gece yatağınızda sizi boğazlamaya çalışacak bir terminatörden ziyade başı okşanılası, lafın gelişi, bir “Humanoidcik” oluvermiş.

Bunların dışında beni şahsen heyecanlandıran ve en çok ilgimi çeken özelliği tendon motorları. Nasıl bir sistem olduğunu hala öğrenememiş olsam da insan tendonlarına benzer çalışan, çalıştığı söylenen, bu sistem Neo ya oldukça yumuşak ve organik hareket imkanı sağlıyor.

Tüm bunlar bir araya gelince de son yıllarda alışmaya başladığımız o soğuk ve ruhsuz insansı mahluklardan öte değişik ve yeni bir humanoid Neo.

DETROİT BECOME A NEO

Bu yazıya başlamadan önce Neo’yu görmüş ve incelemiş idim fakat 1X’in resmi videosunu izleme fırsatım olmamıştı. Dedim ki “Şu yazıya başlamadan bir izleyeyim” Videonun ilk bir dakikası reklam tadında sinematik bir kısımdı. O kısmı izlediğimde birkaç dakikalığına videoyu durdurdum ve “Acaba bir bilimkurgu filmi veyahut bir oyun fragmanı mı izledim? Ya da ne bileyim bu bir CGI animatörünün kısa filminin girişini falan mı?” dedim. Evet pek sevgili okur dostum (muhtemelen babam :D) kendimi “Detroit: Become A Human” ın bir kopya oyununu ya da “I Am Robot” filminin bir uyarlamasını izlermiş gibi hissettim ve kendi kendime sordum “Gelecek harbiden böyle mi gelecek?”

Tüm bunlar bir yana bu tanıtım filmi gerçekten ürperticiydi. Bir zamanlar hayallerini kurduğumuz; bilim kurgu kitaplarına, filmlerine, oyunlarına konu ettiğimiz o insan bozması makineler şimdi burada… Ve yakın, çok yakın bir gelecekte evlerde! Bazen “Keşke…” diyorum babasının telefonundan defalarca hiç sıkılmadan tekrar tekrar “Çelik Yumruklar” izleyen ve Allah’a, bir gün teknolojinin ilerleyip de bu robotların ortaya çıkması için dua eden küçük kendime “Merak etme, bu robotlar da olacak; hem de istemediğin kadar!” diyebilsem.

WhatsApp-Gorsel-2025-11-17-saat-19.05.52_165b1724-1024x575 NEO: EVİNİZİN ALAMETİFARİKASI

KATİA MI NEO MU?

Sizi bilmem ama ben “Aşk-ı Memnu” yu izledim, izlemez olaydım, daha doğrusu maruz kaldım orası ayrı mesele. İzlememiş olsanız bile Katia’yı bilirsiniz herhalde? Firdevs Hanımın biricik hizmetçisi o dönem izleyen her ev hanımının diline düşmüş bir rüya idi. Bir iş mi var? Çağır Katia’yı halletsin. Söz gelimi bizimkilerin derdi Katia değil işleri görecek herhangi bir şey idi. 

E malum teknoloji gelişince bizim de ufkumuz açıldı, ihtiyaçlarımız arttı, daha Katia kesmez bu milleti diyen bir grup Norveçli-Amerikalı da bize Neo’yu tanıttı. Fakat önümüzde hala önemli bir engel var. Bir önceki başlıkta anlattığım reklam filminde ballandıra ballandıra anlatılan; makineyi dizer boşaltır, odayı toplar, etrafı süpürür, bitkileri sular, çamaşırları katlar diye anlatılan bu alametifarika iki bardak ve bir çatalı beş dakikada makineye diziyor. Yani hayır evinizde bir Neo olsa bile o bulaşıkları anneniz yine size toplatacak. Ayrıca daha önce bahsettiğim tendon sistemini hatırlarsınız, bu yumuşak ve organik hareket Neo’ya güvenlik göz önünde bulundurularak güçsüz sayabileceğimiz bir sıkma gücü vermiş. Yani Neo eliyle bir cevizi bile kıramıyor, onun öncelikli kullanım alanı bir şeyleri kaldırmak. 70 kiloya yakın bir kaldırma kapasitesine ve 25 kiloya kadar taşıma kapasitesi var.

WhatsApp-Gorsel-2025-11-17-saat-19.05.52_47908d4c-1024x574 NEO: EVİNİZİN ALAMETİFARİKASI

NEO VE EVİMDEKİ VR GÖZLÜKLÜ YABANCI

Gelgelelim tüm güzel şeyin olduğu gibi Neo’nun da önemli kusurları ve eksikleri var. Öncelikle başlığı açıklamak gerekirse bana kalırsa Neo’nun en korkunç ve işlevsel özelliği bu: Neo VR gözlükler ve kontrolcüleri ile kontrol edilebiliyor. “Aman canım sende, bunun nesi korkunç?” demeden başka bir konuyu daha açıklığa kavuşturmam lazım: Neo’nun fiziksel hareketleri için kullanılan yapay zeka Chat GPT’nin ilk hallerindeki gibi oldukça saftirik ve deneyimsiz. Yani yürüme, tutma, hareket etme gibi temel fonksiyonları olsa da hangi durumlarda bunları nasıl yapacağını hala tam çözememiş durumda. “E ama 2026’da kapıya teslim demiştik?” elbette kapıya teslimle işlevsel bir Neo’ya sahip olabileceğiz fakat ufak bir pürüz var: yetki verdiğiniz takdirde, Neo’nun anlamlandıramadığı; ne yapacağını bilemediği işlerde bir 1X “Uzmanı” kontrolü ele alacak ve işleri yapacak. Yani “Ben insanoğluna güvenmem, evimde hizmetçi falan bulunduramam! Ama robot olursa olur…” diye aldığınız Neo ile dolaylı yoldan evinize bir yabancı sokmuş oluyorsunuz.

İlk başta ürkütücü geliyor evet fakat bunun iyi bir sebebi var: Yukarıda da bahsettiğim gibi Neo’nun fiziksel zekası henüz çok yeni. “Neyse canım GPT’de ilk böyleydi kısa sürede toparladı” diye bilirsiniz belki ama üzgünüm, Neo bu kadar hızlı gelişemeyecek. Nedeni ise basit Chat GPT neredeyse yarım asırlık yazınsal bilgi kaynağı olan internet içerikleri ile eğitildi fakat Neo’nun böyle bir imkanı yok çünkü şu zamana kadar toplanmış fiziksel bir veri yok, ya da çok az. Hal böyle olunca 1X “Uzmanları” hem gelecekteki Neo’nun eğitilmesinde hem de evde tabak çanak kırmamasında elzem bir rol oynuyor.

WhatsApp-Gorsel-2025-11-17-saat-19.05.52_bfa4c3ec-1024x923 NEO: EVİNİZİN ALAMETİFARİKASI

BİR GARİP NEOCUK

Evet efenim yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, yazdık yazdık sonuna geldik. Sizi bilmem ama bu Neo beni çok etkiledi, potansiyel gelecek için ufkumu açtı ve açık olayım beni iyi bir tedirgin etti. Gerek hareketlerindeki organiklik olsun gerekse cana yakın duran fakat içten içe cansız ve kansız bir makine olduğunu hissettiren tasarımı olsun tüylerimi diken diken etti. Ürkütücü ve bir o kadar da ilgi çekici. 

Ama benim şahsi fikrimi sorsaydınız ben evimde böyle bir şeyi bulundurmak istemezdim herhalde. Sakın yeniliklere kapalıymışım gibi anlaşılmasın fakat bir yapay zekanın ayaklanıp benimle aynı çatı altında barınması fikri oldukça acayip geliyor bana. Yine de bir dönem “Telefon cepte mi taşınır ya hu?” diyen insanların olduğunu düşünürsek buna da alışabiliriz, alışırız da.

KAPANIŞ

İyiymiş ya böyle gönlünce yazıp konuşmak, sevdim ben bu işi! Yine de “Yolculuk”a devam edeceğim sanırım, ama bu tarz yazılarda güzel oluyormuş hani. Bu tarz yazılara da başlamam gerek galiba, neyse konu buldukça yazarım ben… Şimdilik hoşça kalın sağlıcakla kalın efendim, bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

Ha unutmadan kendi reklamımı da yapayım: “Yolculuk”u okumayı düşünebilirsiniz bence, Muhammed Emin diye bi adam yazmış, yazıyormuş, ilginç bir şeye benziyor. Fantastik hikayeleri seviyorsanız bi uğrayın bence…

Share this content:

Yorum gönder