NEDİR TÜRKLERİN BU FUTBOL SEVGİSİ?
Oldukça yaygın bir şekilde konuşulan, ilgi duyulan, oynanılan ve sevilen futbol neden bu kadar çok sevilen bir spor dalı? Bu durum aslında yıllardır süre gelen bir tartışma konusu. Hala da kafa yoran ve yorduran bir durum. “Futbol on birer gruplardan oluşan iki takımın kendine özgü bir topla…” diye giden bir tanım size tabii ki yapmayacağım. Profesyonel olsun olmasın herkesin az çok bildiği bir şeydir aslında futbol. Herkesin konu hakkında az çok fikri olduğuna göre gelelim asıl tartışma merkezine: Biz bu futbolu neden bu kadar çok seviyoruz?
Aslında bu sevgi meselesini sadece kendi milletimizle sınırlamak da doğru bir şey değil. Tamam kabul ediyoruz ülkece futbolu gerçekten çok seviyoruz ama tüm dünyada futbola ve futbolculara olan ilgi tavan yapmış durumda. Peki bu durumun nedenleri nedir? Futbolun M.Ö.ye dayanan ciddi bir geçmişi de olduğunu biliyoruz. Amaç insanların günlük hayatlarına bir renk bir eğlence katmaktır aslında.
En basitinden örnek vermek gerekirse okulumuzda (Yaşar Acar Fen Lisesi) bu yıl bir halı saha yapıldı. Dokuzuncu sınıftan on ikinci sınıflarımıza kadar herkeste bir ilgi bir heyecan oluşturdu bu durum. Öğle araları sınıflar arası maçlar yapılınca amfide kız erkek hiç fark etmez ciddi bir izleyici kitlesi oluşuyor. Anlaşılıyor ki futbolun bu kadar sevilme sebeplerinin başında kendimize çıkardığımız eğlence geliyor aslında. Bu eğlencenin arasına tabii ki rekabet de girince herkesin kanı daha bir deli akmaya başlıyor.
Bir de şöyle bir etken daha var: kolay ve ucuz oynanabilir bir oyun. (halk arasında oynananlar için söylüyoruz, sokak futbolu tarzında) Haklılık payı bulunan bir neden tek maliyeti bir top bulmakta. Geriye oynayacak elemanları bulmakta. Aklınıza “E biz nerde oynayacağız?“ sorusu gelmiştir. Futbolun günümüzde çoğunluğa hitap etmesinin ve sevilmesinin asıl nedeni de aslında bu: her yerde oyanayabilirsiniz. Parkta, sokakta, çimlerde, betonda, kumda… Mekan seçenekleri için çok geniş bir tercih havuzu var.
Ayrıca futbol artık gerçek hayatla da sınırlı kalmayıp sanal aleme de dökülmüş durumda. Bu kadar çok saydık dedik bir yerde de haklıyız yani. Avantajları dezavantajlarından bu kadar fazla, keyifliyse ve çoğu kesim tarafından da tercih ediliyorsa (sürü psikolojisi burda devreye giriyor) bir zahmet bu kadar da sevilsin değil mi?

Evet, buraya kadar futbolun hep olumlu yönlerinden, sevilebileceğinden ve avantajlarından bahsettik. Ama her şeyin bir de ters yüzü vardır. Bu sevgi bazılarımızda bağımlılığa dönüşüyor. Takım tutmalar, futbolculara olan hayranlık, maçlarda oluşan kavgalar, kulüpler/takımlar için dönen bahisler vb. Bu dalın eksileri diyebiliriz. Bu durum ne kadar toplumsal boyutlara ulaşsa da bireyselde herkesin kendinden başlayıp ayarını tutturabilmesiyle bu olaylarda ufak da olsa değişimlerin yaşanabileceğini düşünüyorum.
Yazımızın yavaş yavaş sonuna geldik. Kendim de farkında olmakla beraber yazımda oldukça futbol yanlısı bir tutum sergiledim. Oynamasam da izlemekten oldukça keyif alıyorum. Ciddi Galatasaray hayranıyımdır bu arada. Yazımı buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Böyle tartışmaya açık ve muhabbeti eğlenceli bir konuyu yüz yüze de tartışmak dileğiyle.
Share this content:



Yorum gönder